facebook twitter instagram youtube html5 sitemap Bizi Takip Edin

Şiirden mezun olmak

Şiirden mezun olmak

Şiirden mezun olmak
"Keşke herkes kendinden, kendi geçmişinden, kendi şiirinden ve kendi kalbinden mezun olsa... " demiş sevgili Sezai Sarıoğlu. Peşinden de eklemiş. "Kalpaydın." Manidar ve hınzır bir bitiriş bu. Kalbin aydın olma meselesi der gibi bir bilge özet tüm yazdıklarına. Gerçekten etkileyici bir final.

Gayrıihtiyari yanıt verdim ve "keşke" diye yorum yazdım hemen. Veeee ağzımdan dökülüveren bu keşke duyguma baktım sonra. Zerre kadar kendimi kastetmediğime işte böyle uyandım. Ve kendimi doğru ifade etmek adına bu açık alana fırlatıverdiğim keşke'nin içini kadavranın içini açar gibi oracıkta aynı açık alanda açmaya başladım ve şunları yazdım ikinci yorum olarak:

Düşündüm de galiba ben kendi hayatımdan da şiirimden de mezun olmuşum. "Keşke" dedim ama refleks olarak böyle deyişim şunu fark ettirdi. Kendimi kastetmemişim keşke deyişteki duygumda. Bu da fark ettirdi ki şiirimden çoktan geçmişim ben. Ne dilimde kalmış ne gönlümde. Şiir diye bir olgu var ve onsuz yaşanmaz dediğİm günlerden geçmiş gitmişim. Ne ilginç değil mi. Şiirsiz bir hayata geçmişim Sezai. Bir zamanki hâllerimi düşününce inanılır gibi değil ama olmuş işte. Olmasına uğraşmadığım için de kendiliğinden olmuş.

Ne hissettiriyor peki bu.. Biraz özgürlük, ohh be duygusu ilk. Sonra konuya yoğunlaştığım için sanki hafif bi hüzün. Ama anlık hüzünler olur ya onlardan.

Özlem var mı peki.. I ıhh. O hiç yok sanki. Özlememiş içim hiç şiiri. Bunu geçen gün bir zamanlar yana yakıla içimden geçen şiirlerin bana artık hiç tesir etmeyişini fark ettiğimde anladım sanki ilk.

İçim mi soğumuş peki benim. Hayır halâ titriyor bi şeylere. Ama eskisi gibi değil. Şiir yazma ve okuma ihtiyacımı oluşturan temel direkt değişmiş hayatımda.

Şiirimin nukleusu erimiş.

Aynur Uluç