facebook twitter instagram youtube html5 sitemap Bizi Takip Edin

Neden klüplere ihtiyaç duyarız

Neden klüplere ihtiyaç duyarız

Neden klüplere ihtiyaç duyarız Günlerdir düşünüyorum ben neden bu kadar etkilendim yereldeki whatsapp kadın grubundan atılmamdan. Haksızlığa uğradım, söz hakkı tanınmadı hepsi ok. Ama neden bu kadar etkilendim. Bu insanlar mı beni üzen. Ben neden bu izni verdim ki onlara; nerde bağlanmışım farkında bile olmadan.

Orada susanlar bana uzaktan kafana takma diyorlar şimdi. Konu bir kafa ve kafaya takma meselesi değil ki. Neden bu grup ve kendimde olan bir yerle buluşmuş içim. Buna ihtiyacım neymiş ki bu kadar sahiplenmişim bu alanı. Ona baktım. Ve sadece kendimde değil diğer kadınlar için de öyle olduğunu fark ettim yoksa hepimizin kendine göre bir arkadaş çevresi var, Allah’a şükür. Hepimiz bir zamanlarki liseli kızlar gibi hissetmek istiyoruz yeniden ve bu duyguya ihtiyaç hissediyoruz; bu sahiciliğe; bu açıklığa. Bir bütünün parçası olmaya. Bir sınıfa ait olmaya belki takım tutmak gibidir psikolojisi bilemiyorum. Ama kişiler değişse bile womenslardan biri olmak bir kavram ve bir çekim gücü yarattı hepimizde. Bu kesin.

Buna reklam dilinde bedeli ödenmiş marka da derler, ancak konu bu kadar sığ değil. Yani kendini ispatlamış bir şeyin parçası olmak ki bu facedeki grubu dahi aşan bir bütünün parçası olmaktır anlam dünyasında. Yani “kadın olmak” konusunun evrensel temelinde buluşmaya işaret eden bir isim. İç dünyamızda göz kırptırdığı yerin cazibesi müthiş. Böyle bir kadınlar klübünün üyesi olmanın yarattığı müthiş haz.

Facedeki womensclub' a beni arkadaşım Mihriban Cumralı davet etmişti. O güne dek hiçbir gruba girmemiş olan ben, sayfaya geldiğimde çok sevinmiştim. O kadar ayaklarım yerden kesilmişti ki o gün kaç kişiye telefon açıp söz ettim; bir yer var biliyor musunuz. Orada her şey dayanışma içinde; arada çekişmeli yorumlar olsa da insan orada varlığını hisseder. Herkes birbirinin umrunda, demiştim.

İşte bu duygumuz aslında reelde de buradan çıkmış bir kadın alt grubu oluştuğunda devreye giren. Yani buradaki aynı imge devreye giriyor ister istemez. Grup bu adı kullanmasa bile burdan hareketle buluşmuş olmak beyne dipten bir güven veriyor. Çünkü facedeki womensclup’ta hiyerarşi yok, demokratik bir zemin var.

Oysa o yerel grupları başka birileri kuruyor ve sanılabiliyor ki grubu o/ onlar kurdu diye istediği kişiyi alır, istediğini atar. İstediği gibi dil kullanabilir orada. İstediği anda mesajlara kapatır susturur insanları, istediğinde geri açar. En bi womens benim diyebilir hatta. Hikmetinden sual olunmaz..

Tüm alt gruplarda durumun böyle olduğunu sanmıyorum. Ki umarım değildir bu çok feci bir şey çünkü. O yüzden o gruplara giren kadınların bu konuda uyanık olması yolu baştan keser.

Güven duymamızın dip, yani içsel sebebinde ise başta da dediğim gibi kendi temel ihtiyacımız yatıyor. Böylesi dostluklara ihtiyacımız var hepimizin. Hepimiz yalandan, riyadan, birbirine iktidar olan ilişkilerden usandık. O yüzden içimizde bu arayış var zaten hepimizin. Pandemide de hepten bunaldık, gezmeye rahatlamaya ihtiyacımız var. Birbirimizle kaynaşmaya ihtiyacımız var. Benim bu alt gruplardan birisine katıldığım gün yaşadığım ve kadınların yaşadığına tanık olduğum şey bu güzel kaynaşmaydı. Coşkuydu. İnsanı içine çeken güzel bir şeydi yani.

O yüzden bu gruplardaki grup kurucuların "kolaylaştırıcı" rolde olduğunu unutup "yönetici" gibi davranmaya başlamaları büyük sıkıntı ve gerilim demek oldu benim için. O gerilim patlasa da patlamasa da artık bir yerde, artık huzur o kadar gölgesiz değil demekti. Bu sert dili kullanmayalım dedim diye bile dur burası etkinlik alanı denilip susturulma devreye girdi. Yöneticiler dokunulmazlığa sahiptir ilkesi işledi aynı diktacı ülke yönetimlerinde olduğu gibi.

Bu sıkıntıdır; konuşmaya alan açmamak sıkıntıdır. Tamam orası etkinlik alanı ama başka bir alan da yaratılmazsa bu konuları konuşmaya dair, konumuz yani “ana hedef” sadece etkinlikten etkinliğe koşmakla sınırlı tutulmuş demektir. Ve bu böyle olmak zorunda değil filan derseniz direk atılırsınız. hatta iftiralarla da kötüleştirilerek.. Gruba yazdıklarınız silinebilir çünkü kötü kişi ilan edilmişsinizdir... Hak etmişsinizdir. Huzuru bozan siz olursunuz dolayısıyla günah keçisi olarak gösterildiğiniz için kendileri temize de çıkabilir. “Yönetim”! öyle uygun görmüştür ne de olsa. Ve diktalarda yönetimin dediği olur. Günlerdir yazıyorum; benim başıma aynen geldi. Bir başka arkadaşın başına ise zaten etkinlik düzenleyen birisi olduğu için gruptan uzaklaştırılmak olarak gelmişti ve gruptan atılmıştı. Uzaktan görünen şu ki womens club adına grup kurucular bölgedeki potansiyel biletlerin kendilerinden azalmasını istemediler. Yoksa iki ayrı grubun tiyatrolarına da yeterince kişi gitmekteydi.

Önemli olan bu türden yönetici tavırlarına maruz kalıp kalmadığınıza uyanmak. Yoksa herkesin başına başka bir senaryo ile gelebilir atılmak. Mesaj şu: sakın sesini çıkartma atarım haaa, bak whatsapın anahtarı elimde.

Oysa dayanışmanın, paylaşmanın olduğu yerde amir memur ilişkisi olmaz. Dostluklarda bu tür bir hiyerarşi olmaz. Ve kadın yapısı aslında yapıcıdır üreticidir. Bu tür yönetme üzerine olan ilişkiler kadın olmanın mayasını bozar. İçimizdeki renkleri keşfedelim güzelleşelim, coşalım, üstümüzdeki toplumsal baskıları kaldıralım, birbirimizle kendimizi keşfedelim diye geldiğimiz bu yerler bize bu özgürlük alanını sunmada, cesaretlendirmede yardımcı olmalı. Zaten sürekli körüklenen kulluk halimizi yüceltmede değil. Üzerimizden para kazanmıyorum deyip para kazanılması ile arkadaş değil müşteri olduğumuzu, değersizlik duygusunu yükseltmede olmamalı etkisi.

İnsan olduğumuzu, kadın olduğumuzu, değerli varlıklar olduğumuzu hissetmeye ve hissettirmeye ihtiyacımız var en temelde.. Hepinize sevgiyle.

Aynur Uluç
27 06 2022